fark ettim ki yaptığım şeyleri anlatmaktan, hissettiğim şeyleri anlatmayı bırakmışım. yazılarım gülten dayıoğlu'nun yolculuk anıları şeklini almış. hoşuma gitmedi bu durum. kendime, düşündüklerime, hissettiklerime soru sormayı mı bıraktım acaba? halbuki birçok şey hissediyorum bir gün içinde, ama şu an bile nasıl paylaşsam bilemiyorum. belki ilham perim kaçmıştır.
~~~
keşke buraya da bahar gelse. hava ılık olsa, yine hırka kazak giysek ama mont giymesek. güneş çıksa, yakmasa ama içimizi ısıtsa. alsak biralarımızı, merdivenlere otursak, geleni geçeni, yiyecek arayan şapşal güvercinleri, kocaman pofidik köpeklere havlayan küçük salak köpekleri seyretsek. hatta akşamları kapalı bir yerlerde sıkış tepiş dans etmeye çabalamak yerine, oturup açık havada şarkı söylesek insanlarla. özledim ben bahar mevsimini.
~~~
italyanca güzel müzikler bulmak istiyorum ben. böyle hem "içimi kıpır kıpır yapsın dans edeyim" müzikleri hem de "içim huzur bulsun oturup sakin sakin dinleyeyim" müzikleri. arayıp bulmak lazım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder