19 Mart 2010 Cuma

huzur

Gelirken buralara arkamda birini bıraktım ben. Zor olacağını, özleyeceğimi biliyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Zormuş her şeyin en başında uzak kalmak. Ama güzelmiş de. Düşünüyorum da belki de böyle olmasaydı bu kadar düzgün bu kadar güzel şekillenmezdi herşey. Belki de birbirimizi tanımak için bu kadar uğraşmazdık, daha çok vakit geçirip daha az konuşurduk. Daha az tanırdık birbirimizi ve tanımadan sürdürürdük ilişkimizi. Belki yine severdik, ama kolay olurdu o zaman sevmek, ve samimiyetsiz belki de. Çünkü o zaman gerçekten birbirimizi değil, dokunmayı severdik, sarılmayı, öpmeyi, o zaman gerçekten sevgimiz değil sevilmeye olan açlığımız konuşurdu. Belki çok uzun sürerdi yine ama bu kadar tanımadan, tanımak için bu kadar çabalamadan. Belki ilk tartışmada pes ederdik, vazgeçerdik yürütmekten. Beraber inşa edemezdik belki sevgiyi ve güveni, kendiliğinden oldu sayardık. Kapılıp giderdik belki sadece, düşünmezdik üstüne söylediklerimizin, konuşmalarımızın. Dedim ya belki baştan bu kadar derin konuşmazdık bile.
Şu geçtiğimiz 46 güne ve öncesine dönüp baktığımda, en başından başlasak tekrar hiçbir şeyi daha farklı yapmazdım diyorum kendi kendime. Şansım olsaydı da hiçbir şeyi değiştirmezdim, bugün daha farklı olsun istemezdim.
Teşekkür ederim sana, bana hem seni hem de kendimi tanıma fırsatı verdiğin için. Teşekkür ederim sana, bilerek yapmasan da sürekli içimi ısıttığın ve beni mutlu ettiğin için. Teşekkür ederim sana, bana karşı bu kadar açık olduğun için. Teşekkür ederim sana, zorluklardan kaçmak yerine, onlara katlanmayı tercih ettiğin için. Şimdi yastığıma sımsıkı sarılıp uyuyacağım. İyi geceler, sevgilim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder