bilenler bilir annemle arkadaş gibiyizdir, çok şey paylaşırız ama hakikaten paylaşırız yani sadece ben oturup anlatmam hayatımda olanları annem de anlatır. arkadaş problemlerimiz, hayat beklentilerimiz, ailevi sıkıntılarımız... akran gibi konuşur tavsiye veririz birbirimize. annem anlattıkça ve ben de yaşadıkça şunu anlıyorum ki ortam, yaş falan fark etmiyor; ikimiz de aşağı yukarı aynı sıkıntıları yaşıyoruz. ve ben biliyorum ki bu benzerlikler son 3 yılda, üniversite yaşamımla beraber fazlasıyla arttı. ve bu bana bir kez daha şunu düşündürdü, üniversite sadece bir öğretim kurumu değil aynı zamanda da -belki de en önemli- eğitim kurumu.
üniversiteye ilk girdiğimde liseden tanıdığım insanlarla beraber olmayı istememiştim. gerekçesi de belliydi; zaten kapalı bir topluluğun içinden gelip yine kapalı bir topluluk içine giriyordum ve hayat bu değildi. bu sebeple az çok tanıdığım bildiğim insanlardan uzaklaşıp kendime yeni çevreler edinmeye çabalamıştım. yaşayan bilir zorlukları vardır. kime güvenip güvenemeyeceğini bilemezsin, insanlar yüzüne gülüp arkandan konuşur, birine ulaşmak için seni kullanırlar, vesaire. bu sebeple üniversitenin özellikle ilk yılının insanı çok olgunlaştıracağına inanırdım. nitekim benden sonra üniversiteye giren bir çok arkadaşımla yaşadığım olaylar da bana bunu kanıtlamıştı. ancak ikinci sınıfta bambaşka bir şeyi daha keşfettim, insanları tanımak hiç kolay değildi ve tanıdım sanıp güvendiklerinin de seni yüz üstü bırakması sandığın kadar şaşılası bir şey değildi... üç senem bitti üniversitede, dördüncüsü başlamak üzere ve bu hala böyle devam ediyor, artık 3 yıldır tanıyorum dediğim insanlar yavaş yavaş birer yabancı oluyor.
üniversitede geçen bu üç senede öğrendiğim belli başlı şeyler var, paylaşmak istiyorum bunları:
1. bir insanı tanımak gerçekten zordur. günlerin, ayların, yılların beraber de geçse bildiğin insan sandığın insan değildir çoğunlukla...
2. herkesin arkadaşlık kavramı farklıdır. sen hayatımdaki en önemli şeydir arkadaş, arkadaş için fedakarlık yapılır, zor anında yanına koşulur, mutluluk paylaşılır, ve en önemlisi o arkadaşlığı korumak için zaman zaman kendinden vazgeçilir diye düşünürken, o arkadaşım dediğin insanın gözünde sadece zaman geçirmek için bir araçsındır bazen.
3. dost dediğin insanların sayısı bir elin parmaklarını geçmez.
sonuncu ve en önemlisi:
4. üniversite sadece iş hayatı için değil aynı zamanda hayatın kendisi ve insan ilişkileri için bir ön hazırlıktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder