10 Ocak 2010 Pazar

lying on the couch

odamda, yatağımın üstünde, kucağımda bilgisayarım oturuyorum. fonda uzun zamandır dinlemediğim, aslında önceden de çok dinlediğimi söyleyemeyeceğim bir şarkı ile, huzurlu bir pazar geçiriyorum. ışıkları açmadım, gün gece oluncaya kadar da açmayacağım. bugüne ait son ışıklar perdelerimin arasından süzülüyor ve odamda her yer sımsıcak bir turuncu yayıyor etrafa. öyle cıvıl cıvıl bir mutluluk değil belki ama mutlu hissediyorum bugün. belli belirsiz bir gülümseme var suratımda, dudaklarımın kenarında minicik kıvrımlar var. içimde de dingin bir enerji var. zıplamak için fazla dingin belki ama sakin sakin dansedebilirim saatlerce. yaptığım herşey sanki ılık bir su gibi bugün. hiç bir şeyi düşünerek yapmadım. başladım ve devamı kendiliğinden geldi. yazmak istedim, başladım ve kendiliğinden geldi herşey zihnime sırayla, sakin sakin. ılık bir suymuş gibi aktı zihnimden kelimeler. bugün sanki herşey akışkan, sürerli. aceleci olmayan, sakin ve huzurlu bir süreklilik içinde herşey. öyle ki nasıl bitireceğimi bile bilmiyorum. özlemişim böyle hissetmeyi.

bugün bunu okuyan herkes dinlesin:
direc-t - hasret
serdar öztop - hasret

1 yorum: