18 Eylül 2012 Salı
the same things all over again
sanki hiçbir şey değişmemiş gibi. gitmeden önce ne yapıyorsam döndükten sonra da aynılarını yapıyorum. sabah oluyor, alarm çalıyor, "erken kalkmak zorunda değilim nasılsa" diyorum, alarmı erteliyorum, alarm çalıyor, erteliyorum, uyanıyorum, kahvaltı ediyorum, mutfağı topluyorum, odama dönüyorum, çeşitli kariyer sitelerine girip iş bakıyorum, umudu kesip dizi izlemeye başlıyorum, dizi izlerken boş durmayayım diye bileklik yapıyorum. sanki hiç gitmemişim, aylardır aynı yerde aynı şeyi yapıyormuşum gibi. tek fark, artık daha tahammülsüz, daha kırılgan, daha korkak bir insanım. bu yaptıklarım mutsuzluğumu arttırıyor farkındayım ama dedim ya o kadar tahammülsüzüm ki, insanların sıkıntı diye hayatlarını kararttıkları şeyleri bana anlatmaları beni sadece sinirlendiriyor ve bu yüzden de insan görmeye katlanamıyorum. ve o kadar bunalıyorum ki sürekli şikayet eden insanlardan, kendim de şikayet edemiyorum. sadece önceden ne yapıyorsam aynısını yapıyorum... susup, oturuyorum.
4 Haziran 2012 Pazartesi
farewell
geçtiğimiz aylarda o kadar yoğundum ki, içimi dökmeye bile fırsatım olmamış. sadece zaman değil sıkıntı, kafam o kadar doluydu ki aradan bir şeyleri seçip yazamadım bile. şimdi tam da bu sebepten yazıyorum; kafam o kadar dolu ki yazmaktan başka yapabileceğim pek bir şey yok.
bitti. lisans eğitimim bitti. belki de hayatımın en güzel zaman diliminin son lokmasını da yuttum. ve sanırım o lokma boğulmama sebep olacak. sudan çıkmış balık gibiyim. şaşkınım. korkuyorum. paniğe kapıldım. içime kapandım. ne yapacağımı bilmediğim gibi, hiçbir şey yapamayacakmışım gibi hissediyorum. en kötüsü de, bugüne kadar "yaptım, başardım" dediğim her şeyin yarım kaldığı ve başarısız olduğumu kanıtladığı düşüncesi. insanların bana moral vermek için söylediği şeyler sinirimi bozuyor. çünkü doğru olmadıklarına inanıyorum, bu yüzden insanların beni kandırdığını, bana yalan söylediğini düşünüyorum. önümdeki en kötü örnek bile benden iyiymiş gibi geliyor.
kendi içimde bütün bu karmaşık duygularla boğuştuğum yetmezmiş gibi bir de yorum yapmak için aşırı hevesli insanlarla uğraşıyorum. beni bilen-bilmeyen, içinde olduğum duygu durumunu anlayan-anlamayan, çalışma hayatını bilen-bilmeyen, yüksek lisans yapan-yapmayan herkes bu konuyla ilgili yorumda bulunmayı, ahkam kesmeyi, akıl vermeyi kendine hak ve görev bilmiş vaziyette. çünkü ben hiçbir şey bilmiyorum, çünkü ben geri zekalıyım, benim gözlem ve muhakeme yeteneğim yok, ama herkes her şeyi biliyor... yapılan şeyin karşındakini aptal yerine koymak olduğunu düşünüyorum ve bu yüzden de insanları çok samimiyetsiz ve ukala buluyorum. kimse konuşmak, yorum yapmak, bana "destek" olmak zorunda değil, bu ihtiyacı hissettiğim zaman en yakınımdakilerden yardım istiyorum ben zaten.
görüldüğü üzere patlamaya hazır bir bombayım şu anda... ve ilginçtir ki içimden bir his uzun bir süre daha patlamayacağımı ama hep o son noktadaymışımcasına enerji yüklü, gergin, huzursuz olacağımı söylüyor...
bu sıralar hep söylediğim gibi; kısmet...
bitti. lisans eğitimim bitti. belki de hayatımın en güzel zaman diliminin son lokmasını da yuttum. ve sanırım o lokma boğulmama sebep olacak. sudan çıkmış balık gibiyim. şaşkınım. korkuyorum. paniğe kapıldım. içime kapandım. ne yapacağımı bilmediğim gibi, hiçbir şey yapamayacakmışım gibi hissediyorum. en kötüsü de, bugüne kadar "yaptım, başardım" dediğim her şeyin yarım kaldığı ve başarısız olduğumu kanıtladığı düşüncesi. insanların bana moral vermek için söylediği şeyler sinirimi bozuyor. çünkü doğru olmadıklarına inanıyorum, bu yüzden insanların beni kandırdığını, bana yalan söylediğini düşünüyorum. önümdeki en kötü örnek bile benden iyiymiş gibi geliyor.
kendi içimde bütün bu karmaşık duygularla boğuştuğum yetmezmiş gibi bir de yorum yapmak için aşırı hevesli insanlarla uğraşıyorum. beni bilen-bilmeyen, içinde olduğum duygu durumunu anlayan-anlamayan, çalışma hayatını bilen-bilmeyen, yüksek lisans yapan-yapmayan herkes bu konuyla ilgili yorumda bulunmayı, ahkam kesmeyi, akıl vermeyi kendine hak ve görev bilmiş vaziyette. çünkü ben hiçbir şey bilmiyorum, çünkü ben geri zekalıyım, benim gözlem ve muhakeme yeteneğim yok, ama herkes her şeyi biliyor... yapılan şeyin karşındakini aptal yerine koymak olduğunu düşünüyorum ve bu yüzden de insanları çok samimiyetsiz ve ukala buluyorum. kimse konuşmak, yorum yapmak, bana "destek" olmak zorunda değil, bu ihtiyacı hissettiğim zaman en yakınımdakilerden yardım istiyorum ben zaten.
görüldüğü üzere patlamaya hazır bir bombayım şu anda... ve ilginçtir ki içimden bir his uzun bir süre daha patlamayacağımı ama hep o son noktadaymışımcasına enerji yüklü, gergin, huzursuz olacağımı söylüyor...
bu sıralar hep söylediğim gibi; kısmet...
6 Mart 2012 Salı
yanlış
her şeyin yanlış gittiğini düşündüğünüz zamanlar olmuştur muhakkak. peki hiç her şeyi yanlış yapıyorum diye düşündünüz mü? düşünmeyin, sonra başka bir şey düşünemez oluyor insan.
bugün öyle bir gün ki, bugüne kadar yaptığım her şeyi tek tek sorguladım. hayatımla ilgili aldığım her karar, hayatımı etkileyebilecek her karar yanlış geliyor. herkesi aynı anda mutlu etmeye çabalamak bile yanlış bir karar; kimseyi mutlu edemiyorum üstelik kendim de mutlu olamıyorum. ya insanlar benden çok fazla şey bekliyorlar ya da ben onlara yetemiyorum. belki de ben onlara çok fazla şey vaat ettim. bilemiyorum.
hiçbir şeyi bilmiyorum bugün. hiçbir şey de mutlu etmeyecek beni bugün.
~~
ben artık yalnızca duygu patlamaları yaşadığım zaman yazabiliyorum. kalan zamanlarda hissettiklerim geçici, uçucu. üzüntü de, mutluluk da. kahkahalar atarken ağlayabiliyorum, ağlarken gülebiliyorum. dedim ya geçici hepsi. bugün... bugün öyle değil, daha bir kaç gün sürer bu halim. belki de sırf insanlar sormasın diye gülümserim yarın. kim bilir...
bugün öyle bir gün ki, bugüne kadar yaptığım her şeyi tek tek sorguladım. hayatımla ilgili aldığım her karar, hayatımı etkileyebilecek her karar yanlış geliyor. herkesi aynı anda mutlu etmeye çabalamak bile yanlış bir karar; kimseyi mutlu edemiyorum üstelik kendim de mutlu olamıyorum. ya insanlar benden çok fazla şey bekliyorlar ya da ben onlara yetemiyorum. belki de ben onlara çok fazla şey vaat ettim. bilemiyorum.
hiçbir şeyi bilmiyorum bugün. hiçbir şey de mutlu etmeyecek beni bugün.
~~
ben artık yalnızca duygu patlamaları yaşadığım zaman yazabiliyorum. kalan zamanlarda hissettiklerim geçici, uçucu. üzüntü de, mutluluk da. kahkahalar atarken ağlayabiliyorum, ağlarken gülebiliyorum. dedim ya geçici hepsi. bugün... bugün öyle değil, daha bir kaç gün sürer bu halim. belki de sırf insanlar sormasın diye gülümserim yarın. kim bilir...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)