sanırım hasta oluyorum... burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, üşümece falan derken bugün arka arkaya bir kaç kez hapşırınca şüphelerim iyice arttı. çok üşeniyorum hasta olmaya, yani hiç içimden gelmiyor öylece yatmak, eve tıkılmak ve kutu mendillerle yaşamak... yok, hayır kaldıramam, ben vitaminlerimi aksatmayayım en iyisi.
--
Uzun zamandan sonra A Clockwork Orange'ı izledim Özgün'le. aslında bıraksalar sürekli dizi/film izleyebilirim bu sıralar ama işte çeşitli sebeplerden ötürü olmuyor. ama tabi her zamanki gibi benim dönemlik Donnie Darko ve Fight Club izleme ihtiyacım yavaştan dürtüklüyor beni içeriden bir yerlerden, kulak vermek lazım. aslında izlenecek çok fazla film var... yine insanlardan film önerisi alıp liste mi yapsam acaba?
--
şu hafta sonu dışarı çıkma işiyle ilgili sıkıntılarım var. iki gün üst üste çıkmak istemiyorum, kaldı ki perşembe günü de genelde akşam saatinde evde olmadığımdan ebeveynlerim de hem cuma hem cumartesi çıkmamdan hoşnutsuzlar, ben de bu sebepten ortaya çıkan gerginlikten hoşnutsuzum. bu bir sıkıntı idi. bir başka sıkıntı da eve dönüş saat ve şeklim. eğlence mekanımız tunalı olunca ve evim tunalıya ziyadesiyle uzak olunca, taksi her zaman geçerli bir ulaşım şekli olmuyor, e her zaman da arabayla dönme imkanı olmuyor. falan ve de filan. bütün bunları düşününce "iki gün üstüste aynı sıkıntıyı çekmeyeyim bari tek gün çıkayım" diyorum. benim içimden cumartesi çıkmak geliyor -hem cumartesi hem pazarı evde geçirirsem katil olurum çünkü- ama herkes cuma çıkma yanlısı olunca ben de hem cumartesi eve tıkılmayayım hem de arkadaşlarım bensiz çıkmasınlar diye -sanki bir şeyler kaçırıyormuşum gibi panikliyorum ben bu duruma- iki gün çıkıyorum. sonra pestilim de çıkıyor benle beraber... yaa böyle işte modern zaman sıkıntıları...
--
yazasım geldi yazdım; amaç, sebep aramayın. ha bir de iyi yaşayın... demişken... sniff sniff... hapşuuuuuu!sevgiler
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder