24 Haziran 2010 Perşembe

doğum günüsüm

doğum günümde bir yazı yazmıştım , yayınladığımı sanıyordum fakat sevgili internetimin azizliğine uğramışım sanıyorum. o zaman ne yapmalı? tekrar yazmalı, buyrunuz:


Doğum günümdü bugün. Ve şimdiye kadar yaşadığım en anlamlı doğum günüydü. Uzakta yakında, bin çeşit milletten, bir sürü insan tebrik etti. Onun da dışında gerçekten benim için çok fazla anlam taşıyan hediyeler verdi bana insanlar. Hediye derken, yanlış anlaşılmasın, maddi şeyler değil gerçekten manevi değeri çok yüksek hediyeler aldım. İlk hediyem ailemden geldi, benim için en anlamlı hediye, 20. Doğum günümü burada, İtalya’da, çok sevdiğim ve ömrüm boyunca gülümseyerek hatırlayacağıma emin olduğum Perugia’da geçirdim, bundan daha güzel bir hediye olamazdı, teşekkür ederim annecim ve babacım. Uzaklardan Türkiye’den bir hediye geldi ikinci olarak. Hiç beklemediğim bir anda bir kutudan çıktı İrlandalı küçük bir kuzu, teşekkür ederim Berk. En yaratıcı hediyem de bübümden geldi, elleriyle kek yapmış bana, her aşamanın fotoğrafını çekmiş idylle albüm yapmış, bir de güzel mektup yazmış=) yeni yaşımın ilk saatlerinde kocaman gülümsememe sebep oldun bübü, teşekkür ederim. Bir başka güzel hediye de, 4yıl öncesinden geldi, güzel bir şiir, anlamlı bir yazı, küçük bir mesaj ile. Hatırlandığımı ve birileri için önemli olduğum hissettim bir kez daha, çok teşekkür ederim koala. Küçücük ama anlamlı bir başka hediye de buradaki Katalan arkadaşlarımdan geldi, onlar bu yazıyı okuyamasalar da, teşekkürü borç bilirim, küpelerimi kullandıkça sizi ve burada beraber geçirdiğimiz güzel vakitleri hatırlayacağım sara ve carla, teşekkür ederim. En son hediyem de –artık böyle söyleyeceğim kimse yanlış anlamasın- hayat arkadaşım fulya’dan, hep almayı düşündüğüm fakat ertelediğim, ama kesin olarak benim olmasını istediğim iki şeyi almış, bir de not yazmış bana “içime sinmedi” diye. Benim içime daha fazla sinemezdi, yeni evimizde yeni yemek tariflerimizi yazarız beraber tarif defterime ve küçük prens i okudukça –anlayabilirsem İtalyancasını- italyayı ve beraber yaptığımız binlerce geziden en çok da La Feltrinelli gezilerimizi hatırlarım. Teşekkür ederim sana da fuglia.

Beni yeterince tanıyanlar bilir, pek çaktırmasam da sulugöz bir insanım, ve bu mesajı da yazarken ağlıyorum. Belki alkollü olduğumdandır ama sanırım gözlerimin dolmasının bu sefer gerçekten bir anlamı var. Hayatıma girmiş olan, hala orada duran, gitmiş olan, gitmek zorunda kalan, ya da benim gönderdiğim herkese, beni şu an olduğum insan yapan her şeye, her arkadaşıma, her düşmanıma, her sevgiliye, her acıya, her mutluluğa, her nefrete, her sevgiye, her yıla, her yaşa, her güne, her ana, her kalp atışı ve her nefese sonsuz teşekkürler. İyi ki vardınız, iyi ki varsınız ve iyi ki olacaksınız.

not: hazır yazıyı aynen kopyala yapıştır yaptığımdan gün ve tarih açısından şaşırmaca olabilir. doğum günüm 21 haziran, hatırlana...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder