5 Aralık 2011 Pazartesi

one more cup of tea

küçücük şeylerle o kadar mutlu olabiliyorum ki! mutsuz olduğumda alınan bir çikolata, sebepsiz yere alınan minnacık bir hediye, kocaman bir sarılma, sonbaharda dökülen yapraklar, bulutların arasından çıkan güneş ve günlük hayatın içinden daha bir sürü küçük şey... ufak tefek detaylar içime yumuşacık bir sıcaklık yayıyor. mesela şu an, elimde koca bir fincan çay, fonda sakin güzel bir müzik, bir şeyler yazıyor olmak o kadar huzur ve mutluluk veriyor ki bana...

bu durum belki de artık mutlu olmak için sadece küçük şeylere sahip olabildiğim içindir. elindekiyle yetinmek yani. o kadar çok birbirinden bağımsız ama aslında bir noktada birbiriyle ilintili saçma sapan sorun ve endişem var ki... ve bunlar o kadar büyükler, en azından benim gözümde o kadar eziciler ki sahip olduğum her şey küçük kalıyor yanlarında. ve zihnimde, hayatımda, rüyalarımda bile o kadar çok yer kaplıyorlar ki, sanırım sadece küçük şeylere yer kaldı hayatımda. bu yazı da kendi kendine kanıtladı söylediklerimi... baksanıza "ne kadar da huzurlu ve mutluyum" derken nerelere geldim...

anlaşıldığı üzere bu sıralar biraz dengesiz bir ruh haline sahibim. oturup küçücük bir şeye ağlayabiliyor ardından da bir sürü küçük şeye gülebiliyorum. bir gün olur da görürseniz bu hallerimi neler olduğunu hiç sormayın. zira, inanın bana, ben de bilemiyorum.

~~

en büyük endişem, gelecek endişesi. hala daha ne yapacağımı bilemesem de yavaş yavaş şekilleniyor zihnimde. yurt dışı hayallerimi şimdilik erteledim, önce çalışmaya başlayacağım. iş tecrübesi edindikten ve kendi paramı biriktirdikten sonra master için yurt dışına gidebilirim. ama bu şimdilik bir olasılık. kesin olan tek şey var çalışmaya başlamak istiyorum. kolay değil biliyorum ama kendime minik bir 'yeni hayat' inşa etmek istiyorum. benim ve bağımsız. hatta itiraf ediyorum, bizim ailede bir espri haline gelen "dilhan'ın istanbul'daki bekar evi" ile ilgili küçük hayaller bile kuruyorum...

~~

bu saçma manik-depresif tepkilerimin dışında çok çeşitli konular hakkında çok ilginç şeyler de düşünüyorum. yapacak işim çok ya, aklımda o işlerden bağımsız milyon tane fikir uçuşuyor. bugün de insan ilişkileri ve insanların birbirleri ile olan fikirleri üstüne kafa yordum. sonra genelde yaptığım gibi oturup bunu sayın bübü'm idil hanımla paylaştım. aslında amacım burada da paylaşmaktı ama şimdi başlarsam işin içinden çıkamam diye düşündüm. bir başka zaman sadece bu konuyu ele alır, uzuuuun uzuuun anlatırım. şimdilik müziğim ve çayıma dönüş yapıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder