7 Haziran 2011 Salı

süspüs

bir iki gündür ufak çaplı bir heyecan var içimde. balo yüzünden. evet biliyorum ben mezun olmuyorum ama bir şeyler için güzel güzel kıyafetler, ayakkabılar almak ve süslenmek fikri beni heyecanlandırıyor. şu an bu blog u okuyan herhangi bir erkek varsa muhtemelen kapatmıştır zaten ama olsun her zaman bu kadar girl talk yapmadığıma göre bir kerelik affedilebilirim diye düşünüyorum.

yarın yorucu bir gün olacak. sabahın erken saatlerinde başlayacak bir hengame... hayır yanılmayın lütfen akşam 8deki zımbırtı için 10 saat hazırlanmıyorum sadece çayyolunun çeşitli yerlerinde çeşitli başka işlerim olduğu için sabahın köründe kalkmam gerekiyor. sevgili annem ankara dışındaki bir toplantısı sebebiyle benim hazırlanma koşuşturmacamda yanımda bulunamayacak. onun için iyi bir şey aslında bu, zira hiç bir şeyi beğenmeyen şımarık bir sweet 16 kızına dönüşebiliyorum zaman zaman... gerçi hiç bir zaman çılgınca ünlüler ve kocaman arabalar istemedim ama... neyse... annemin yokluğunda beni pışpışlamak ve hengameye ortak olmak üzere sevgili Didi ve Zeyzey yardımıma koşacaklarını belirttiler ve beni de mutlu ettiler. gelecekte bir gün düğün günüm olacak biliyorum ama yarının o güne kadarki en girly gün olacağına dair kuvvetli hisler var içimde...

görüldüğü üzere bütün heyecanım hazırlanma kısmıyla alakalı. balo beni pek heyecanlandırmıyor sanırsam... yarın göreceğiz... şimdilik herkese iyi geceler

2 Haziran 2011 Perşembe

melankoli

depresifmişim, çok çabuk üzülüyormuşum, sürekli melankolik şeyler yazıyormuşum... içimden geldiği gibi davranıyorum, içimden geleni söyleyip, içimden geleni yazıyorum ben. koskocaman bir yazar değilim ki, kitabımın satışlarını hesaplayıp, "halkın" sevdiği gibi yazmaya uğraşayım. içimi döküyorum ben buraya. sözle söyleyemediklerimi, insanlarla konuşurken ifade edemediklerimi yazıyorum. kimsenin okuması değil benim ilk amacım, içimdekileri boşaltmak. evet belki sosyal bir insanım, konuşuyorum insanlarla hatta bazen çok konuşuyorum ama kendimi istediğim gibi ifade edemiyorum çoğu zaman. aklımdan geçenleri toparlamak, cümle kurmak zor bir şey benim için. ben eğer 3 söylüyorsam 5 düşünüyorum, ve hepsini senkronize edip kendimi anlatmak zor geliyor bu yüzden bir sürü insanın karşısında konuşurken toparlayamıyorum kendimi ve düşüncelerimi, cümle kurmakta zorlanıyorum. o yüzden yazmak güzel benim için. çok güzel hem de... çoğu zaman yazdığım şeyleri sonradan okuduğumda beğenmesem de, yetersiz bulsam da ifadelerimi, konuşurken olduğumdan çok daha rahat ifade edebiliyorum kendimi. bu yüzden de mutsuz olduğumda, ve bunu kimselere anlatamadığımda yazıyorum. çünkü mutlu olduğumda dışarıdan bakıp anlamak çok kolay. oysa mutsuzken saklamaya çalışıyorum bunu. ne kadar yakınım da olsa insanlar. çünkü mutsuzluğumu birileriyle paylaştığımda karşıma çoğunlukla benden daha kötü durumda olan insanlar ve onların hayatlarından örnekler çıkarılıyor, mutsuzluğuma bir faydası olmasa da susuyorum, sanki benim de mutsuz olmaya hakkım yokmuş gibi. utanıyorum mutsuzluğumdan.

mutsuz olduğumda insanlar beni aslında mutsuz olmamın anlamsız olduğuna inandırıyorlar genelde. kötü bir niyet yok bunun içinde, çoğu zaman gerçekten öyle düşündükleri için yapıyorlar bunu, ya da beni mutlu görmek istedikleri için. halbuki ben o mutsuzluğumdan uzun sürede ve uzun süreli olarak kurtulmam için beni yüreklendirmelerini tercih ederim. "mutsuz musun kendinden? o zaman bunu değiştirmek için ne yapabilirim/yapabilirsin/yapabiliriz?" diye sormalarını, yapılması gereken şeyler konusunda beni cesaretlendirmelerini tercih ederim "meeh ne gerek var" tepkisindense... çünkü en rahatsız olduğum şeylerden biri, gerek fiziksel olsun gerek mental olsun, hangi konuda olursa olsun; gereksiz öz güven. ne dünyanın en güzel insanıyım ne de en zeki... bu yüzden elde etmek istediğim her şey için çabalamak zorundayım. bunun farkındayım aslında, ama bu yüzden üzüldüğümü görüp bu farkındalığımı bana unutturmaya çalışan insanlar var. evet bana sahip olduklarımı hatırlattıklarında mutlu oluyorum ama geçici bir süreyle... o yüzden teselli edilmektense cesaretlendirilmeyi tercih ederim diyorum...

~~

notlar açıklandı. pek hoşnut sayılmam. yaz okulum var. yani bir süre daha ankara ve bilkent semalarındayım ne yazık ki...