20 Kasım 2011 Pazar

Saṃsāra

bu sıralar kendimi sürekli benzer konuşmaların içinde, birbirine çok benzeyen şeyler söylerken buluyorum. planlanmış konuşmalar değil bunlar ama bir şekilde içinde bulunduğum diyaloglar sürekli aynı konuya doğru ilerliyor ve ben bu konu hakkındaki görüşümü tekrar tekrar belirtmek durumunda kalıyorum. ve konuştukça, ben farkında olmadan içimde kendi kendine gelişip büyüyen, dallanıp budaklanan düşüncelerin, görüşlerin de farkına varıyorum. kendi kendime sorular soruyor, cevaplar arıyorum. yeterince irdelediğime karar verirsem de yazıya döküyorum düşüncelerimi. ve bugün de yeterince düşünmüş, kendimi yeteri kadar sorgulamış olduğuma karar verdim.

hayatıma girmiş ve çıkmış olan kadın, erkek bir çok insanla olan ilişkime baktığımda, bazen gerektiği kadar ama çoğu zaman da gereğinden fazla emek verdiğimi, özveride bulunduğumu görüyorum. insan ilişkilerinde ya insanları seçerken ya da kendi davranışlarımı seçerken yanlış yapmışım. kendimden çok şey vermişim, ve bazen de benim haberim dahi olmadan benden çok şey alınmış, yerleri boş kalmış. ama zaman geçtikçe, iyiye gitmiş, hatta düzelmiş insan ilişkilerim. verdiğim değerin, gösterdiğim çabanın karşılığını alabildiğim, daha doğru daha düzgün ilişkiler inşa etmişim kendime, yarı farkında bir vaziyette. yarı farkında diyorum çünkü bazı şeyleri değiştirmem gerektiğinin farkında olarak attığım adımlarım vardı ama çoğunlukla içgüdüsel ve de ileriyi düşünmeksizin, anlık kararlar verdim. şimdi, durup şimdiyi düşündüğüm zaman görüyorum ki neredeyse her şey rayına oturmuş. ben kendimin ve çevremin farkındayım, çevremdeki insanlar beni az çok tanıyorlar, bir iki küçük pürüz dışında, bir şekilde uyum içinde her şey. dediğim gibi bu durumu çok rahat neden-sonuç ilişkisi içerisinde inceleyebiliriz. ve bu da bir süre sonra, çoğu insana çok soyut gelen, benim günlerdir dilimden düşürmediğim konuya, kavrama yönlendirir; Karma. sadece "eden bulur" mantığı değil, neden-sonuç, etki-tepki ilişkilerinden yola çıkarak oluşturulmuş bir kavram Karma. sonsuz döngü, kelebek etkisi, yansıma, sürekli akış... ben Karma'ya inanıyorum, çünkü mantıklı olduğunu düşünüyorum. ama bunun bir ilahi adalet sistemi içerisinde işlediğini de düşünmüyorum. insanın kendi davranışlarından, yaşadıklarından, sorunlarından, mutsuzluklarından bir şeyler öğrendiğini, her geçen gün biraz da olsa olgunlaştığını ve bu yüzden de bir süre sonra daha doğru seçimler yaparak, daha doğru davranışlarda bulunarak kendisi için de daha güzel bir yöne doğru ilerlediğini düşünüyorum. en azından benim başıma gelenin bu olduğunu düşünüyorum. aslında bu konudaki iç sorgum, ve düşüncelerim burada yazdıklarımla sınırlı değil ama şimdilik bu kadarı bana yeter. yine de içimden bir ses ilerleyen günlerde bu konunun daha da sık karşıma çıkacağını söylüyor.

~~

bu sene bittiği zaman neler olacağına dair bir sürü fikrim, alternatif çözümüm vardı. insan hedeflediği noktaya yaklaştıkça zorunlu olarak bazı şeyler şekilleniyor kafasında. az çok ne yapacağımı biliyorum sanırım. ve bu yönde pozitif düşünüp, sevimli hayaller kuruyorum. rengarenk hayaller. bu sıralar her şeyim rengarenk. renkli olabilmek güzel.