28 Mayıs 2011 Cumartesi

solicitude

arada sırada söylüyorum bunu, ve yine tekrarlıyorum; insanlar düşüncesiz ve acımasız. çok basit bir kural var aslında, 'kendin duymak istemediğin bir şeyi bir başkasına söyleme'. bazıları bir insana gerek kişiliğiyle, gerek görünüşüyle, gerek herhangi başka bir konuyla ilgili bir şey söylemeden önce, ciddi bir ithamda bulunmadan önce bir durup düşünüyor "bu söylediğim şey onu kırar ya da üzer mi?", "söylemek söylememekten daha mı iyi gerçekten?" diye. çok zor bir şey değil aslında bunu yapmak ama çoğu insan bunu yapmaya gerek görmüyor. ya karşısındakinin ne hissettiğini hiç umursamıyor ya da karşısındakini çok güçlü görüyor. ne kadar güçlü olursa olsun her insanın zayıf yanları, deşilmeye hazır yaraları vardır onlara dokunup dokunmadığınıza dikkat etmeniz gerekir, çünkü kanatmak ve var olan yarayı deşmek, nazik bir dokunuşla bile mümkünken en ufak bir sözünüz karşınızdakini paramparça edebilir. bunun kişilerle çok fazla bir alakası yoktur, aynı konuyla alakalı zaten sıkıntıları olan insan bir lafınızı "bardağı taşıran son damla" olarak algılayabilir. gerekli olan tek şey biraz özen...

22 Mayıs 2011 Pazar

radar

bir final döneminde daha "çalışmamak için ne bahane bulsam, ne saçmalıklar yapsam" adlı sergimin bir eserini daha görmektesiniz. buyrunuz gönlünüzce inceleyiniz.

tam çalışmaya karar verdiğim sırada guruldayan midem yüzünden yemek pişirme şevkiyle dolup taştım ve çok güzel bir makarna yaptım. annemle beraber afiyetle yedik. ardından odama dönüp acaba neler yapabilirim diye düşündüm ve facebook'tan insanların fotoğraflarını incelemeye başladım. fotoğraflara baktıkça "acaba bu sırada ne düşünüyordu?", "hımm neden böyle bir dövme yaptırmış ki? hikayesi var mıdır?" şeklinde sorular kafamın içinde pıtırdamaya başlayınca, şu sıralar kendimle gözlemlediğim genel hal ile ilgili yazmaya karar verdim.

insanlar çok ilgimi çekiyor şu sıralar. merak ediyorum. en dış kabuklarının, dış görünüşlerinin altında neler sakladıklarını merak ediyorum. tavırlarını, günlük rutinlerini, yaptıkları işleri, söyledikleri sözleri ve bunların hepsinin arkasındaki nedenleri, güdüleri merak ediyorum. gördüğüm kadarıyla anlamlandırmaya çalışıyorum, kendi kendime analiz ediyorum ama o zaman daha da çok merak ediyorum. ama bu merakımın sonucunda alacağım ve ya almayı beklediğim cevapların benim için dedikodu niteliği yok, sadece öğrenmek istiyorum. görmek istiyorum. tanımak istiyorum. özellikle belli başlı insanlar var ki gerçekten çok merak uyandırıyorlar bende...

---

stalker mode: on

21 Mayıs 2011 Cumartesi

geri döndüm!

o kadar özledim ki yazmayı! ama itiraf ediyorum blogspot'un hala erişime kapalı olduğunu sanıyordum. neyse sonuç olarak sevgili blog'uma kavuştuğuma göre bundan sonra benden yeni yazılar bekleyin. gerçi hala okuyan birileri var mıdır bilemiyorum ama... şimdilik sadece dönüşümün habercisi olarak bu kısa yazıyı yayınlıyorum. devamı gelecektir. heyecan ile bekleyiniz.

---

cidden çok özlemişim ^.^